Site icon Gazete Kolektif

Derin deniz madenciliğinin bulanık dünyası

Derin deniz madenciliğinin bulanık dünyası

Rapor, deniz madenciliğinden kâr amacı güden tarafların büyük ölçüde Küresel Kuzey’de yerleşik iştirak ve taşeronlardan oluşan bulanık ortaklıklar ağını ortaya çıkarıyor. Aynı zamanda, bu madencilikten büyük ölçüde Küresel Güney’deki ülkelerin olumsuz olarak etkileneceğini gözler önüne seriyor.  

Derin deniz, gezegendeki yaşanabilir alanın yüzde 95’inden daha fazlasını oluştursa da bugüne kadar, derin deniz tabanının sadece milyonda biri bilim insanları tarafından keşfedildi. Bu şu anlama geliyor; Mars ve Ay’ın yüzeyi hakkında derin denizden daha çok bilgiye sahibiz. Maden şirketleri, derin deniz tabanındaki değerli mineralleri akıllı telefon ve bilgisayarlar için kullanmak istiyor. 

Greenpeace’in yeni raporundan öne çıkan bilgiler şöyle:

“Okyanusları Koru” kampanyasından Louisa Casson, okyanusları koruması gereken Uluslararası Deniz Yatağı Otoritesi’nin görevini yerine getirmediğine dikkat çekerek hükümetleri 2021’de okyanusları insan kaynaklı tehditlerden koruyacak Küresel Okyanus Anlaşması’nı imzalamaya çağırdı.

“Bir iklim ve yaban hayatı krizinin ortasında, küresel eşitsizlik kötüleşirken, neden kâr için deniz tabanını tahrip etmeyi düşünüyoruz? Derin deniz madenciliği, okyanustaki önemli karbon yutaklarını tahrip ederek iklim adına olumsuz sonuçlar doğuracak. Ekosistemi tehdit eden bu durum hem insanların gıda güvenliğini ve geçim kaynaklarını hem de yaban hayatı tehlikeye atacak. Dünyanın en büyük ekosistemi olan derin okyanus, madencilik endüstrisine kapalı kalmalıdır.” 

Exit mobile version