Müzik tarihine damgasını vuran bir gelişme, Fransa Ulusal Kütüphanesi’nden (BnF) geldi. Klasik müziğin büyük ustası Wolfgang Amadeus Mozart’a ait, 1778 yılında Paris’te bir dükün kızı için verdiği dersler sırasında yazdığı ve daha önce bilinmeyen 6 eser gün ışığına çıktı. Bu olayın arka planındaki hikaye, günümüz borsa skandallarını aratmayacak bir karmaşayı barındırıyor.
Paris’e Yolculuk
Mart 1778’de, Wolfgang Amadeus Mozart, doğup büyüdüğü Salzburg’un kısıtlayıcı ortamından uzaklaşmak ve zenginlik kazanmak amacıyla annesiyle birlikte Paris’e geldi. Ancak henüz 22 yaşında olan Mozart, çocukluğundaki “şaşırtıcı yenilik” duygusunu kaybetmişti. Paris aristokratları ona kapılarını açmakta isteksizdi. Maddi durumu kötüleşen genç besteci, dönemin birçok sanatçısı gibi zengin ailelerin çocuklarına özel dersler vermeye başladı.
Dük ile İşbirliği
Mozart’ın kapısını çalan aristokratlar arasında, Guînes Dükü Adrien-Louis Bonnières de Souastre da bulunuyordu. Kendisi amatör bir flütçüydü ve kızı Marie-Louise-Philippine ise yetenekli bir arpçıydı. Dük, kızına kompozisyon öğretmesi ve birlikte bir eser yaratmaları için Mozart’ı görevlendirdi.
Şok Edici Keşif
Müzik dünyası, Mozart’ın bu süreçte yazdığı ünlü Flüt ve Arp Konçertosu’nu (K 299) aniden gelen bir ilhamla kaleme aldığına inanıyordu. Ancak, Şubat 2026’da Fransa Ulusal Kütüphanesi’nde arşivci François-Pierre Goy’un dikkatini çekmesiyle her şey değişti. Goy, anonim belgeleri incelerken bulduğu 44 sayfalık bir defterdeki el yazısının Mozart’a ait olabileceğinden şüphelendi. Meslektaşı Laurence Decobert ve Salzburg’daki akademisyenlerle iletişime geçerek yapılan araştırmalar, şok edici bir gerçeği ortaya çıkardı: Defter, Mozart’ın dükün kızına verdiği ders notlarını ve daha önce hiç duyulmamış 6 kısa eseri içeriyordu. Bu kayıp eserler, 21 Haziran 2026’da kütüphanenin Salle Ovale salonunda ilk kez canlı olarak seslendirildi.
Ödeme Problemleri ve Dükün Geçmişi
Yeni bulunan defterler, konçertonun anlık bir ilhamla değil; Mozart’ın flüt çalan bir baba ve arp çalan kızı için uzun süre çalıştığı bir eserin ürünü olduğunu kanıtladı. Ancak hikayenin karanlık yüzü, ödeme zamanı geldiğinde ortaya çıktı. Temkinli ve kibirli bir karaktere sahip olan Guînes Dükü, aslında temiz bir geçmişe sahip değildi. Mozart’la tanışmadan 8 yıl önce Londra Büyükelçisi olan dük, İspanya ve İngiltere arasındaki Falkland Adaları krizini önceden öğrenmiş ve bu bilgiyi Londra Borsası’nda hisse senedi manipülasyonu yapmak için kullanmıştı. Savaş söylentileri yayarak ve barış anlaşmasını geciktirerek servetini artıran bu diplomat, siyasi nüfuzunu kullanarak hapisten kurtulmayı başarmıştı.
Mozart’ın Reddi
Dük, Mozart’ın emeğinin karşılığını vermekte de aynı dürüstlükten uzak bir tavır sergiledi. Temmuz 1778’de ders ücretini almak için dükün malikanesine giden Mozart, içeri bile alınmadı. Dük, bir hizmetçi ile kararlaştırılan paranın yalnızca yarısını gönderdi. Mozart, bu eksik ödemeyi onuruna bir hakaret olarak değerlendirerek parayı reddetti ve babasına yazdığı mektupta dükün onu “aptal bir Alman” olarak gördüğünü belirtti.
Fransız Devrimi ve Adalet
Dük, Mozart’ın emeğinin üzerine konmasından tam 11 yıl sonra, 14 Temmuz 1789’da Bastille Baskını ile Fransız Devrimi başladı. Cumhuriyet yönetimiyle ters düşen borsa manipülatörü dük, 1793’te canını kurtarmak amacıyla Fransa’dan kaçmak zorunda kaldı. Devrim hükümeti, dükün tüm mal varlığını ve mülklerini ele geçirdi. El konulan eşyalar arasında, Mozart’ın karşılığını alamadığı o meşhur ders notları ve gizli eserler de bulunuyordu. Dükün özel mülkü olan defterler, devrim sayesinde kamu arşivine devredilerek yüzyıllar boyunca korundu ve günümüze ulaştı.
Mozart, hak ettiği parayı asla alamadı; ancak tarih, onu dolandıran dükün servetini elinden alırken, dahi bestecinin ölümsüz mirasını insanlığa sunarak adaletini 248 yıl sonra bile olsa sağlamış oldu.
