Tunceli’nin saklı cennetinde ilkbahar güzelliği

Tunceli'nin saklı cennetinde ilkbahar güzelliği

Tunceli’nin Çemişgezek ilçesindeki Kırklar Dağı arasında bulunan Gemici Vadisi, ilkbaharda tarihi, kültürel ve doğal varlıklarıyla göz kamaştırıyor.

Munzur, Hel, Yılan ve Sülbüs dağları arasında adeta saklı bir cenneti andıran Tunceli’de, ilkbaharın gelişiyle kent merkezi ve ilçeler ayrı bir güzelliğe bürünmeye başladı.

Karların erimesiyle doğanın canlandığı ve rengarenk çiçeklerin açtığı kentte, bin rakımlı Çemişgezek ilçesindeki Gemici Vadisi de yeşilin tonlarıyla eşsiz manzaralar sunuyor.

İlçe merkezine yaklaşık 15 kilometre uzaklıktaki Alçılı köyü civarındaki Kırklar Dağı arasında bulunan vadi, zengin bitki örtüsü ve yaban hayatı varlığıyla öne çıkıyor.

Nesli koruma altında olan vaşak, boz ayı ve yaban keçisinin yanı sıra yüzlerce kuş türüne yaşam alanı sağlayan vadide, sarp dağlarda yetişen badem, dut, meşe ve ardıç ağaçları doğaya ayrı bir güzellik katıyor.

Keban Baraj Gölü sularının çekilmesiyle tarihi Miyadin Kilisesi ve eski yerleşim yerlerinin de tekrar gün yüzüne çıktığı vadide, gün batımı esnasında dağların ve ormanlık alanların suya yansıması kartpostallık görüntüler oluşturuyor.

Bakir doğasıyla öne çıkan vadi, yılın her döneminde çevre il ve ilçelerden doğa tutkunları ve fotoğrafçıların gözde gezi rotasında yer alıyor.

“Coğrafyamızın güzel yüzünü dünyaya tanıtmayı amaçlıyoruz”

Fotoğrafçı Malik Kaya, AA muhabirine, Tunceli’nin doğal güzellikleriyle saklı bir cenneti andırdığını söyledi.

Kentin doğa yürüyüşleri, kamp ve fotoğraf çekimleri yapmak için ideal olduğunu belirten Kaya, çektiği fotoğraflar ile coğrafyayı ülke ve dünya çapında tanıttığını anlattı.

Kaya, Çemişgezek ilçesinin de tarihi ve doğal güzellikleriyle ilgi çektiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

“Coğrafyamızın doğal güzelliklerini ve güzel yüzünü dünyaya tanıtmayı amaçlıyoruz. Kentte tarihi mekan ve eserlerin koruma altına alınıp restore edilmesini istiyoruz. Sadece Miyadin Kilisesi değil, coğrafyamızda gerçekten görülmeye değer ve mutlaka restore edilmesi gereken tarihi mekanlarımız var. Bu güzelliklerin mutlaka turizme açılmasını istiyoruz.”

“Ege’yi ve Akdeniz’i aratmayan görüntülerle karşılaştık”

Zorlu bir yolculuğun ardından Gemici Vadisi’ne ulaşılabildiğini aktaran Kaya, “Tabii ki burada kilisenin dışında kadrajımıza giren doğal güzellikleri de görüyoruz. Gerçekten çok harika görüntüler elde ettik. Uzaktan ve yükseklerden vadiye baktığınız zaman Ege’yi ve Akdeniz’i aratmayan görüntülerle karşılaştık.” dedi.

Alçılı köyü sakinlerinden Fatih Karatepe de Gemici Vadisi’nin ilkbaharın gelişiyle yemyeşil olduğunu dile getirdi.

Vadinin tarihi güzelliklerinin yanında doğal varlıklarıyla da öne çıktığını dile getiren Karatepe, “Burası eski bir köy yerleşimi olduğu için her türlü ağaç türü bulunuyor. Bazı zamanlarda kafamı dinlemek için vadinin yüksek bir noktasına çıkıp Keban Baraj Gölü’nün maviliğini ya da doğanın oluşturduğu manzarayı izlerim ve bu durum beni çok rahatlatır.” ifadelerini kullandı.

Karatepe, yılın her döneminde vadinin doğa ve fotoğraf tutkunlarının ilgi odağı haline geldiğini belirtti.

Vadinin el değmemiş onlarca doğal güzelliğe ev sahipliği yaptığını anlatan Karatepe, “Zamanında burası Keban Baraj Gölü’nden dolayı aslında unutulmuş bir yer. Ama şimdi sular çekilince buradaki kilise ve eski yerleşimler gün yüzüne çıktı ve halen ayaktalar. Kilisenin içerisine girince insanlar buradaki eski tarihi kemerleri, kubbeleri, sütunları ve taştan yapılmış işçiliği görebiliyorlar.” diye konuştu.

Exit mobile version