Stockholm’de gerçekleştirilen bu yenilikçi proje, inşaat sürecine 2024 yılında başladı ve çalışmalara aşamalı olarak devam ediliyor. Mühendislik harikası ahşap taşıyıcı sistemlerle inşa edilen bu mahalle, büyük ölçekli şehir planlamasında beton ve çeliğin yerine ahşap kullanımını öncü bir örnek olarak gösteriyor.
Ahşap Malzeme ile Hız ve Sürdürülebilirlik
Stockholm Wood City’deki yapılar arasında büyük ölçüde çapraz lamine ahşap (CLT) ve lamine ahşap kirişler tercih ediliyor. Projeyi hayata geçiren Atrium Ljungberg, bu inşa yönteminin beton yapılarla karşılaştırıldığında inşaat süresini kısalttığını ve karbon salınımını önemli ölçüde azalttığını ifade ediyor. Ayrıca, ahşabın karbon depolama kapasitesi sayesinde projenin çevresel etkisinin de azaltılması amaçlanıyor.
Çeşitli Yapılar ve Doğal Bir Ortam
Projede yalnızca konutlar değil, aynı zamanda ofisler, eğitim binaları, kültürel alanlar ve ticari işletmeler de yer alacak. Ahşap yapıların daha sessiz bir şekilde inşa edilmesi ve iç mekanlarda daha doğal bir atmosfer sunması, projenin dikkat çeken özellikleri arasında yer alıyor.
Geleceğe Yönelik Hedefler
2026 yılı itibarıyla Stockholm Wood City’nin inşaatı devam edecek. Projenin ilk tamamlanan yapıları arasında ahşap okul binası ve ilk konut blokları bulunmakta, yeni etapların inşası ise sürmektedir. Toplamda 25 bloktan oluşacak yerleşimin tümünün önümüzdeki yıllarda kademeli olarak hayata geçirilmesi planlanıyor.
Atrium Ljungberg, Stockholm Wood City’nin dünyanın en büyük ahşap kenti projesi olmasının yanı sıra, düşük karbonlu şehirleşme için bir örnek model oluşturmasını hedefliyor. Şirketin mevcut planına göre, projenin tamamlanması 2033 yılına kadar öngörülüyor.





















Yorumlar kapalı.