Yaşlanmanın biyolojik yönünü hedefleyen bilim insanları, hücresel yaşlanmayı yavaşlatacak yeni bulgularla gündeme damga vuruyor. Aging dergisinde yayımlanan güncel bir çalışma, sofralarımızdan eksik etmeyeceğimiz geleneksel bir süt ürününün biyolojik yaşlanma üzerindeki doğrudan etkilerini ortaya koydu. Japonya’da yürütülen klinik deneylerde, probiyotik yoğurt tüketimini merkeze alan üç aylık bir yaşam tarzı değişikliğinin, insan vücudunun yıpranma hızını önemli ölçüde düşürdüğü belirlendi.
Çalışmanın temel çerçevesi
Gezegen sağlığı ve geriatri uzmanları tarafından yürütülen araştırmada, yaşları 50 ile 74 arasında değişen, aşırı kilolu 48 erkek katılımcı incelendi. Deneklerin yarısı alışılmış günlük rutinlerini sürdürürken, diğer yarısı üç ay boyunca özel bir beslenme ve hareket programına tabi tutuldu.
Hücresel yaş hesaplaması
Araştırmacılar, katılımcıların kronolojik yaşını değil, doğrudan hücresel yaşlanmayı ölçen “DunedinPACE” adlı ileri düzey bir genetik analiz yöntemini kullandı. Deney süresi boyunca alınan kan örnekleri ve DNA analizleri, beslenme alışkanlıklarındaki ufak değişimlerin hücre çekirdeğindeki kimyasal yaşlanma izlerini nasıl sildiğini bilimsel olarak kanıtladı.
Günlük beslenme ve aktivite protokolü
Deney grubundaki katılımcılardan her gün düzenli olarak 100 gram probiyotik yoğurt tüketmeleri istendi. Bu diyet uygulamasına ek olarak kişilerin günlük kalori dengesini bozacak aşırı atıştırmalıklardan kaçınmaları ve şekerli ile asitli içecekleri hayatlarından tamamen çıkarmaları önerildi. Fiziksel aktivite olarak ise haftada en az üç gün, günde yalnızca 30 dakika süreyle hafif tempolu yürüyüş yapmaları talimatı verildi.
Neticeler ve kıyaslama
Üç aylık sürecin sonunda, bu disiplini uygulayan bireylerin biyolojik yaşlanma hızlarının ortalama %2.2 oranında yavaşladığı saptandı. Bu başarı oranı, tıp dünyasında oldukça önemli bir gelişme olarak kabul ediliyor. Zira benzer bir hücresel gençleşme oranı, ABD’de yapılan ve katılımcıların günlük kalori alımlarını %25 oranında kısıtladığı iki yıllık ağır diyet programlarında elde edilebilmişti.
Öne çıkan bulgular
Araştırma verilerinde öne çıkan en şaşırtıcı detaylardan biri, biyolojik yaşlanma hızındaki bu gerilemenin doğrudan kilo kaybıyla ya da vücut kitle indeksiyle bir bağlantısının bulunmamasıydı. Diğer bir deyişle, deneklerin zayıflayıp zayıflamadığına bakılmaksızın hücresel düzeyde bir gençleşme kaydedildi. DNA belirteçleri üzerindeki incelemeler, bu üçlü rutinin böbrek fonksiyonlarını iyileştiren genetik mekanizmaları da harekete geçirdiğini gösterdi.
DUNEDİNPACE TESTİYLE HÜCRESEL YAŞ HESAPLANDI
GÜNDE 100 GRAM YOĞURT HÜCRESEL YIKIMI ENGELLİYOR
KİLO VERMEKTEN BAĞIMSIZ BÖBREK SAĞLIĞI ÜZERİNDE DE ETKİLİ





















Yorumlar kapalı.